Hospitalium Medical Group
 
Site İçi Arama :
 

Bölüm Doktorları

Hospitalium Çamlıca

Hospitalium Haznedar

Hospitalium Şişli

BEBEKLERDE ALERJİK BAĞIŞ SİSTEMİ 2 YAŞINDA TAMAMLANIYOR

1. Allerjik Nezle Nedir?

Burunda kaşıntı, akıntı, tıkanıklık ve hapşırma ile kendini gösteren alerjik etkenlere karşı oluşan nezledir. Episodik dediğimiz gelip geçici yani mevsimsel nezle daha çok polenlere karşı oluşur. Özellikle bahar aylarında görülür. Perenniyal dediğimiz yıl boyu süren nezle ise ev tozu ve akarlar yanı sıra küf mantarlarına karşı görülen bir alerji şeklidir. Allerjik rinit özellikle bahar ve kış aylarında karşımıza çıktığı için sıklıkla grip ile karıştırılır.

2. Bebekler Alerji Olabilir mi?

Bebekler de erişkinler gibi alerji olabilirler. Bebekler doğdukları anda alerjenlerle dolu dış ortamla karşılaşırlar. Ancak alerjik reaksiyonun oluşması için bebeğin bağışıklık sisteminin gelişmesi gerekir. Bebeklerde bu süreç 2-3 aylıkken gelişmeye başlar ve yaklaşık iki yaşında tamamlanır. Anne sütü alan bebeklerde alerji almayanlara göre daha az olur. Ailede alerji öyküsü olanlarda ve ek gıdalara geçiş döneminde alerjiye daha fazla rastlanır.

BEBEKLERDE CİLTTE GÖRÜLEN KIZARIKLIK VE KAŞINTILAR GIDA ALERJİSİNİN EN ÖNEMLİ GÖSTERGESİ

3. Çocuğunuzun neye karşı allerjik olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

Alerjik çocukların ailelerinde atopi (deri, burun veya akciğerin aşırı duyarlılığı) olarak nitelendirdiğimiz bir alerji öyküsü sıklıkla saptanır. Atopi ailesel özellik gösterdiğinden anne, baba ve/veya kardeşlerdeki alerjilerin çocukta görülme olasılığı yüksektir. Ayrıca alerjinin görüldüğü mevsim de alerjenle ilgili fikir verir. Örneğin bahar aylarında polenler, kış aylarında akarlar ve artıkları akla gelmelidir. Özellikle bebeklik çağında ciltte görülen kızarıklık ve kaşıntılarda gıda alerjileri akla gelmelidir. Daha kesin teşhis için allerji cilt testleri (prick test) yapılarak en sık hangi alerjenlere karşı aşırı duyarlı olduğu saptanır.

YATAK , ÇARŞAF VE NEVRESİM TAKIMLARI 55 DERECEDE VE 15 GÜNDE BİR YIKANMALI…..

4. Alerjik nezleye karşı nasıl önlemler alabilirsiniz? (Ev tozları, hayvan artıkları, küf mantarları, polenler)

Öncelikle alerjenlerden uzak durmaya çalışmak ve alerjen miktarını yaşanan çevrede olabildiğince azaltmakla başlar. Polen zamanı mecbur kalmadıkça yeşil alanlarda dolaşmamak polenlere karşı ; yer döşemesi olarak halı ve halıfleks kullanmamak, yatak çarşaf ve nevresim takımlarını 55 derece üzerinde en az 15 günde bir yıkamak, yünlü giysiler giymekten kaçınmak, battaniye kullanmamak ev tozu ve akarlara karşı; rutubetli ortamlardan uzak durmak küf mantarlarına karşı koruyucu girişimlerdir. Bu koruyucu önlemler yakınmalarda belirgin azalmaya neden olacaktır.

ÇOCUK BESLENMESİNDE SÜT VE ÇAMAŞIRLARININ YIKANMASINDA DETERJAN YERİNE SABUN KULLANILMAK GEREK

5. Çocuğunuzda alerji gelişmesini daha başından nasıl engelleyebilirsiniz?

Alerji genetik geçişli olduğundan engellemek mümkün değilse de korunmak ve allarjenlere karşı verilen reaksiyonu azaltmak mümkündür. Özellikle ailesinde alerji olan çocukların yatak odalarında yünlü halı ve halıfleks serilmemesini, battaniye ve yün yatak yorgan kullanılmamasını ve tüylü oyuncaklardan kaçınlmasını öneririz. Yünlü, sıkı ve pürtüklü giysiler kullanılmamalıdır. Anne sütünün önemini vurgulamakta fayda var. Özellikle ek gıdalara geçişin dikkatli yapılması ve olabildiğince katkı maddeli gıdalardan kaçınılması uygun olur. Temizlik malzemelerini kullanılırken dikkatli olunması, çocukluk çağında çamaşır yıkamada deterjan yerine sabun kullanılması; kokusu yoğun maddelerden uzak durulması önerilir. Evde kullanılıyorsa klimaların temizliğine ve filtre bakımına özen göstermelidir. Bazı alerjik hastalıkların tetiklenmesinde infeksiyonlar ve kullanılan ilaçlar da sorumludur. İnfeksiyonların geciktirilmeden tedavisi ve doktor kontrolü dışında ilaç kullanılmaması gerekir.

TEDAVİ EDİLMEYEN ALERJİ VİRÜS VE BAKTERİLERİN GELİŞMESİNE NEDEN OLUR

6. Çocuklarda alerjik nezlenin ilaçla tedavisi mümkün müdür?

Elbette mümkündür. Ancak verilen ilaçlar yakınmaları geçirmeye ve hastalığı kontrol etmeye yöneliktir. Koruyucu önlemler yanısıra alerjik nezle yakınmalarını azaltacak etkili ilaçlar vardır. Antihistaminik dediğimiz alerji ilaçları, dekonjestan etkili ödem çözücü ilaçlar ve lökotrien antagonistleri alerjik nezle tedavisinde kullanılan ajanlardır. İmmünoterapi olarak bilinen aşı tedavisi ise son yıllarda gerek yurtdışı ve gerekse yurtiçinde pek kabul görmemekle beraber gerek duyulduğunda hekimin takdirine göre bazı durumlarda tedavide yerini alabilir. Hastalığın tedavi edilmesi bir daha oluşmayacağı anlamına gelmez. Tedavide amaç yakınmaları gidermek, kontrol etmek ve hastalığın uzamasını, kronikleşmesini engellemektir. Yakınmalar kendi haline bırakıldığında hastalık olan yerde virüs ve bakterilerin kolayca yerleşebileceği bir ortam hazırlanmış olur. Daha uzun sürecek ve antibiyotik kullanımını gerektirecek tedavilere yol açar.

7. Allerjiler ve Tedavi Yolları

Çevremizde bulunan bazı maddelere karşı organizmanın verdiği cevap bir anlamda aşırı duyarlılık haline alerji diyoruz. Alerjiler etkilenilen organa ve zamana göre adlandırılabilir.Her ne kadar alerjik hastalıklara yaklaşım benzerlikler gösterirse de etkilenen organa ve hastalığın şiddetine göre tedavi de değişikler gösterir. Öncelikle hastanın yakınmalarını azaltmak gerekir. Yakınmaları giderecek ilaçlar yanı sıra hastalığı kontrol altına almak da gereklidir. Böylece hastalığın kronikleşmesi ve atak sayıları azaltılabilir. İlaç tedavisi yanında önemli diğer konu ise alerjenlerden korunmak ve maruz kalınan miktarı azaltmaya yönelik koruyucu önlemler almaktır.

8. Bahar Alerjileri

Bahar aylarında alerjik astım ve allerjik nezle en sık karşımıza çıkan alerjilerdir. Egzema ve ürtiker gibi alerjik cilt hastalıkları da sık görülmekle beraber bu hastalıklar gıda, ilaç ve infeksiyonlarla da tetiklenirler.

ALERJİDEN KAYNAKLANAN ÖKSÜRÜKLERLERLE ASTIM ORTAYA ÇIKAR

9. Alerjik Astım

Alerjenlere karşı bronşlarda oluşan aşırı duyarlılık ve daralma ile kendini gösteren, ataklar dışında normal haline geri dönen bir hastalıktır. En sık yakınmalar nefes darlığı, öksürük,balgam, hırıltılı (hışıltılı) solunumdur. Alerjenlerden korunmak temel olmakla beraber son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte son derece etkili ilaçlar kullanımdadır. Kontrol edici olarak kortikosteroid içeren inhalerler, bronşları açıcı etkisi için kullanılan bronkodilatör inhalerler başta gelen ilaçlardır. Ayrıca lökotrien antagonistleri, teofilinler (bronş açıcı etkili ağız veya damardan kullanılan ilaçlar) kullanılabilir. Alerjiye bağlı uzayan öksürüklerle kendini gösteren astımlarda doktorun takdirine göre antihistaminik ve dekonjestan (psödoefedrin gibi) ilaçlar tedaviye eklenebilir. Acil durumlarda ve yatarak tedavi gerektiğinde kortikosteroidler, nebül tarzı maske ile verilen ilaçlar ve teofilin gibi damar yolu ile verilen ilaçlar ve oksijen tedavide kullanılır.

10. Alerjik Nezle

Burunda kaşıntı, akıntı, tıkanma ve hapşırma ile kendini gösteren bir hastalık olan alerjik nezle halk dilinde saman nezlesi olarak da bilinir. Gözde kızarıklık ve sulanma eşlik edebilir. Yakınmalar şiddetli olduğunda halsizlik ve kırgınlık yaparak gripal infeksiyonla karışabilir. Tedavide antihistaminik dediğimiz alerji ilaçları, dekonjestan gibi mukozadaki ödemi çözen ajanlar, steroidli burun spreyleri ve lökotrien antagonistleri kullanılır.

11. Allerjik Egzema

Atopik dermatit olarak da tanımladığımız allerjik egzema önce cltte kızarıklık ve sulanma ile başlar. Daha sonra pullanma ve kahverengimsi kalınlaşma oluşur. Ailesel özellik gösterir. Bu hastaların ailesinde genellikle alerjik astım, nezle veya egzema öyküsü bulunur. Her yaşta rastlanırsa da bebeklik ve gençlik yaşları arasında daha sık görülür. Çoğu kez çocukluk veya daha geç olarak gençlik çağında azalarak kaybolur. Ailede atopi dediğimiz alerji bulguları ciltte tanımladığımız lezyonlarla tanısı kolaylıkla konulur. Deriyi tahriş eden sabun, losyon, kremlerden,vücüdu skı saran ve yünlü, pürtüklü, giysilerden uzak durmalıdır. Aşırı heyecan ve üzüntü gibi duygusal etkenler de hastalığı tetikler veya şiddetlendirebilir. Tedavide hekimin vereceği kortizonlu krem, merhem veya losyonlar; antihistaminikler kullanılır.

12. Ürtiker
 
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan soluk kırmızı renkli, sıklıkla kaşıntılı kabarık cilt lezyonlarıdır. Göz, dudak ve cinsel organlarda olduğunda büyük şişlikler yaparak hastaları korkutan bir durumdur. Ancak sıklıkla 24 saat içinde geriler. Nefes almakta ve yutkunmada güçlük varsa ciddiye alınmalı ve hemen bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır. Gıdalar, ilaçlar ve infeksiyonlar sorumlu tutulmakla beraber neden bulunamayabilir. En iyi tedavi etkenden kaçınılmasıdır. Çoğu kez bu mümkün olmaz. Antihistaminik dediğimiz alerji ilaçları ve gerektiğinde kortizon tedavide kullanılabilir.